Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Elazığ’da turizmi 81 ile ve yılın 12 ayına yayma hedefini açıkladı. Bölgesel turizm potansiyeli ve tanıtım stratejileri masaya yatırıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Elazığ’da düzenlenen Bölgesel Turizm Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’yi dünya turizminde hak ettiği zirveye taşımak için çalıştıklarını belirtti. Bakan Ersoy, temel hedeflerinin turizmi ülkenin 81 iline ve yılın 12 ayına yaymak, ürün çeşitliliğini artırmak, ziyaretçi kalış süresini uzatmak ve şehirlerin turizmden daha fazla pay almasını sağlamak olduğunu vurguladı.
Bugün turizmde birlikteliğin gücünü harekete geçirdiklerini ifade eden Ersoy, ziyaretçilerin artık yalnızca bir şehri görmekten ziyade bir deneyim yaşamak istediğini söyledi. Bu kapsamda, ziyaretçilere yalnızca gidilecek yerler değil, takip edilecek rotalar ve yaşanacak hikayeler sunulması gerektiğini belirtti.
Çalıştayın kapsadığı Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın birbirini tamamlayan güçlü turizm değerlerine sahip olduğunu kaydeden Ersoy, bu 5 şehrin büyük bir turizm coğrafyasının parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Adıyaman’ın Nemrut Dağı, Perre Antik Kenti ve Cendere Köprüsü ile, Malatya’nın Arslantepe Höyüğü ve zengin gastronomisiyle, Elazığ’ın Harput Kenti ve Hazar Gölü ile, Tunceli’nin Munzur Vadisi ile ve Bingöl’ün Yüzen Adalar ve Hesarek Kayak Merkezi ile önemli turizm potansiyeli taşıdığını belirtti.
Bakan Ersoy, Kadim Harput’un UNESCO Dünya Mirası’nda kalıcı listede yer alması için Bakanlık olarak girişimlerde bulunduklarını ve bu medeniyet hazinesinin hak ettiği noktaya geleceğine inandığını söyledi. Ayrıca, bu 5 ilde toplam 130 konaklama tesisi ve 11 bin 222 yatak kapasitesi bulunduğunu, gelecek dönemde mevcut kapasitenin etkin kullanılmasının yanı sıra nitelikli yatırımların önünün açılması gerektiğini ekledi.
Turizmde başarının merkezi yönetimin tek başına gerçekleştireceği bir hedef olmadığını dile getiren Ersoy, valiliklerin, belediyelerin, üniversitelerin, kalkınma ajanslarının, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların sürece dahil olması gerektiğini anlattı. Bakanlık olarak İl Tanıtım ve Geliştirme Programı’nı bu anlayışla yürüttüklerini ve kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini aynı masa etrafında buluşturduklarını ifade etti.
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) aracılığıyla 2019’dan bu yana 200’e yakın ülkede gerçekleştirilen tanıtım faaliyetleri sayesinde Türkiye’nin dünyanın en fazla ve en yoğun tanıtım yapan ülkesi konumuna geldiğini belirten Ersoy, bu çalışmaların sonucunda 2026’nın ilk 6 ayında 25,8 milyon ziyaretçi ve 25,7 milyar dolar turizm geliri elde edildiğini kaydetti. Türkiye’nin sadece deniz, kum ve güneşten ibaret bir turizm ülkesi olmadığını, tarihi, kültürü, arkeolojik mirası, gastronomisi ve doğasıyla büyük bir zenginliğe sahip olduğunu söyledi.
Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’nın ulusal ve uluslararası görünürlüğünü artırmak istediklerini belirten Ersoy, dijital iletişimden sosyal medyaya, uluslararası PR faaliyetlerinden içerik çalışmalarına kadar farklı mecralarda bu şehirleri tanıtmaya devam edeceklerini bildirdi. CNN International, Euronews, BBC International ve Al Jazeera gibi global kanallarla yapılan işbirliklerinin Doğu ve Güneydoğu bölgelerine ait turizm değerlerinin tanıtımına katkı sağladığını belirtti. Haziran 2025’te başlayan mini dizi tanıtım stratejisi kapsamında 9 milyardan fazla gösterim ve 5,5 milyar izlenmeye ulaşıldığını, bu kapsamda Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni tanıtan ‘Whisper of Origins’ isimli dizinin yayına girdiğini ve Doğu Anadolu Bölgesi’ni konu alan dizi için de planlamaların yapıldığını ekledi.
Bakan Ersoy, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Elazığ, Adıyaman, Bingöl, Tunceli ve Malatya’yı sahip oldukları değerlerle Türkiye’nin turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımak istediklerini söyledi. Şehirleri birbirlerinin rakibi değil, gücünü artıran destinasyonlar olarak gördüklerini vurgulayan Ersoy, bunu başardıklarında turizmi şehirler için daha güçlü bir ekonomik değer, gençler için yeni bir istihdam alanı, yerel üreticiler için yeni bir pazar ve kültürel mirasın korunması için sürdürülebilir bir kaynak haline getireceklerini belirtti. Bu coğrafyanın Türkiye turizminin yeni çekim merkezlerinden biri olacağına yürekten inandığını sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]